Yaşar Kemal' i herkes duymuştur diye düşünüyorum.Özellikle benim yaşadığım toprakların bir yüz yıl kadar altta kalmış katmanlarını gün yüzüne çıkararak,dedelerimin ninelerimin hikayelerini anlatmışken bir araya gelmememiz imkansız olurdu.
Yazar bir kitabı yazarken dünya görüşünü de yansıtmak zorunda,istemsiz olarak okurlar tarafından fark edilir.Siyasi,dini görüşler de aynı şekilde.Bu yüzden az hapis yatmamış bizimkisi.
Tam da 17 yaşında(yani benim yaşımda)reşit bile olmadan ilk 'mahpushane deneyimini yaşamış yazdıklarından dolayı.Ya işte büyük insanlar benim yaşımda kitaplar yazıyor,devleti eleştiriyor,bir vizyonu olduğu için hapse atılıyor.O dönemdeki olayları ne oranda bilebilirim o da ayrı bir mesele.
Kendimi onun yerine koymaya çalışıyorum.Çevresindeki cahillikle başa çıkmaya,din kisvesi altında insanları sömürenleri ortaya çıkarmaya çalışmış.Geçmişi ve geleceği kafasında analiz ederek bu ülke için bir şeyler yapmaya çalışmış hep merak ettiğim şeylerden biri de bu aslında.İnsan kendi küçüklüğünü fark edip daha büyük bir amacın parçası haline gelmeye nasıl karar verir.Ya gerçekleştirirken ne hisseder?Devam ettirecek motivasyonu nasıl bulur?
En başta kendini inandırmak,hayal etmek,ileriyi görmek gerekiyor.Ama en başında kendi sade basitliğinin ve küçüklüğünün,bir de bir şeyleri değiştirmeye yönelik gücünün ayırdına varmalı insan.Sonrası gelir gibi.Ama o amaç nasıl bulunacak?Çok okuyarak mı çok gezerek mi çok fazla insanla iletişime geçerek mi?Birden karşımızda mı beliriyor?Yoksa birikim sonucu patlıyor ve o zaman mı anlıyoruz?
En son okuduğum kitabı Bu Diyar Baştanbaşa serisinin ikinci kitabı Yanan Ormanlarda Elli Gün.
Doğu'yu tavaf ediyor bizimkisi.Gördüklerini,yaşadıklarını, anlatması gerekenleri,gezi yazısı ve anı tadında yazmış.
Ben de yapmak istiyorum ama gördüklerimi yazmaya kalemim yeter mi bilemiyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder